I Sık Kullanılanlara Ekle  I  Ba

I Sık Kullanılanlara Ekle  I  Başlangıç Sayfası Yap  I  Mesaj Gönder  İletişim  I  Anasayfa   

....

 
  ART
KURUMSAL
  Kurucumuz
  Yönetim Kurulu
  Tarihçe
  Hizmet Anlayışımız
  Kadromuz
  Temsilciliklerimiz
  Teknik Bilgiler
  Reklam ve Sponsorluk
  Haber Merkezi
  İnsan Kaynakları
  İletişim Bilgileri
TELEVİZYON
  Yayıncilik İlkemiz
  Yayın Akışı
  Kadromuz
  Programlar
  Programcılar
  Bize Ulaşın
 
RADYOLAR
   
 
 GAZETELER
 
 
 

 KARATAŞ MEDYA   GRUBU

 

AMASYA
  Genel Bilgiler
  Cografya
  Tarih
  Turizm
  Ekonomi
  Kültür ve Gelenekler
  Atatürk ve Amasya
  Amasya Ünlüleri
  Amasya Evleri
Amasya Camileri
  Amasya Elması
Görülecek Yerler
Milletvekilleri
Valiler
Belediye Başkanları
  Kent Rehberi
  Telefon Rehberi
  İlçeler ve Köyler
  Resim Galerisi
  İlgili Linkler
   

 

 

AMASYA BELEDİYESİNİN HİZMETLERİNİ YETERLİ BULUYORMUSUNUZ ?
EVET  % 19 (766 kişi)
HAYIR  % 60 (2323 kişi)
DAHA ÇOK ÇALIŞILMALI  % 13 (529 kişi)
FİKRİM YOK  % 1 (69 kişi)
DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK  % 4 (183 kişi)

 

Bu ankete 3870 kişi katıldı.

 

Google
www amasyatv
 
 

KURUCUMUZ

AMASYA TARİHİ    

 
1-AMASYA ADININ KAYNAĞI:
 
Amasya’nın eski adı AMESEİA’dır. Bu ismin nereden geldiği hususunda çeşitli görüşler mevcuttur. Bazılarına göre şehir,Mısır Hükümdarlarından Amasis tarafından kurulduğu için bu ismi almıştır. Fakat AMASİS’İN Pon Kıtası’nı istila ettiğine dair bir kayıt bulunmadığı gibi,bunun hüküm sürdüğü devirden birkaç yüzyıl önce Amasya’nın mevcut olduğu da tarihen sabittir Bazıları da Amasya ismini, Ermeni Krallarından Amasyus’a nisbet etmektedirler.
 
AMASYA'NIN KISA TARİHÇESİ
 
Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya'da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başlayıp Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellenistik - Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde de kesintisiz olarak devam etmiştir.

Bu dönemlerin arkeolojik yerleşim yerlerine ait kalıntılar halen mevcuttur. Amasya merkezinde uygarlıklarından derin izler bırakan Pontuslar'ın (M.Ö.333 - M.Ö.26) Krallarının ölümünden sonra kayalara oymak suretiyle yaptıkları Kral Kaya Mezarları, bu gün bile ilimizin anıtsal eserleri arasında yer almaktadır. M.Ö. 26 - M.S.395 tarihleri arasında Roma egemenliğine geçen ilimiz ve çevresinde bu uygarlığa ait su kanalları, kaleler köprüler vb. eserlerden bazıları günümüze kadar gelebilmiştir.

700 yıl Bizans egemenliğinde kalan Amasya'yı 1071 yılında Anadolu'ya giren Alparslan'ın komutanlarından Melik Ahmet Danişment Gazi 1075 yılında fethederek burada ilk Türk Egemenliğini kurmuştur. Bundan sonra Amasya'da Selçuklu egemenliği görülmektedir. Bu dönemde yaşamış olan vali ve emirler yaptırdıkları medrese, cami, türbe gibi eserlerle kentimizi Anadolu'nun en büyük kültür merkezi durumuna getirmişlerdir. Selçuklular 1243'deki Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilmiştir. 1246 yılında başlayan Moğol istilasında, ilk Amasya Valiliği Seyfettin Torumtay'a verilmiştir. İran'da kurulan İlhanlılar, 1265'te Anadolu'yu hakimiyetleri altına alarak, yönetime el koymuş ve kendisine bağlamışlardır. Kentimizde yaşamış bazı İlhanlı şahsiyetlerinin mumyaları halen müzemizde teşhir edilmektedir.

1341 yılından sonra Uygur Türklerinden Ertana Beyliği'nin hakimiyeti görülmektedir. 1386 yılında Şehzade Yıldırım Bayezid Amasya'yı Osmanlı topraklarına katmıştır. 1402'de Osmanlı birliğinin bozulmasına sebep olan ve Timur'un zaferi ile sonuçlanan Ankara Savaşı, Osmanlılardaki kargaşayı, Şehzadeler arasında mücadeleye dönüşmüştür. Amasya Valisi Çelebi Mehmet duruma hakim olarak ikinci defa Osmanlı birliğini sağlamıştır. Amasya; Osmanlı padişah ve şehzadelerinin gösterdikleri özel ilgi nedeniyle, "Şehzadeler Şehri " olarak ün yapmıştır. Şehzade Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, Şehzade Murat (II) (1404 yılında Amasya'da doğmuştur.), Şehzade Ahmet Çelebi, Şehzade Mehmet (II), Şehzade Alâeddin, Şehzade Bayezid (II) (oğlu Yavuz Sultan Selim Han 1470 yılında Amasya Sarayında doğmuştur.), Şehzade Ahmet, Şehzade Murat, Şehzade Mustafa, Şehzade Bayezid ve Şehzade Murad (III) çeşitli tarihlerde Amasya'da Valilik Yapmışlardır. Bu dönemde birçok âlim ve ulema yetişmiş, saray, çeşme, medrese, cami, türbe v.b. gibi kalıcı eserlerle kentimiz bir kültür merkezi olarak tarihteki yerini almıştır. Bu eserler günümüze kadar gelerek geçmişe ışık tutmaya devam etmektedir.Tarihin akışı içerisinde önemli roller üstlenen Amasya Kurtuluş Savaşı sırasında yine ön plana çıkmıştır.

19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'da başlayan Milli Mücadele'nin ilk adımı, 12 Haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal'in Amasya'ya gelmesiyle devam etmiştir.

Kurtuluş mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum ve Sivas kongrelerinin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919 tarihinde yayınlanan "Amasya Tamimi" ile "Milletin İstiklâlini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır" denilerek Milli Mücadele burada fiiliyata geçirilmiştir. Bu itibarla, Amasya, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda da ilk önemli adımın atıldığı yer olmuştur.

ANTİK ÇAĞDA  AMASYA



 
Yapılan arkeolojik araştırmalar, Amasya'nın çok eski bir yerleşim merkezi olduğunu göstermektedir. Suluova çevresinde yapılan kazılarda höyüklerden çıkarılan çanak, çömlek ve savaş aletleri, kalkolitik dönemde (M.Ö. 5500-3500) Amasya'nın bir yerleşim merkezi olduğunu ortaya koymaktadır. Tokat-Amasya sınırları yakınlarında yapılan kazılarda Bronz çağına ilişkin vazolar bulunmuştur.
 
HİTİTLER
 
Anadolu'da M.Ö. 1900-1200 yılları arasında hüküm süren Hititler, M.Ö. 14. yy'ın sonlarında Amasya'dan “HAKMİŞ” olarak bahsetmiştir. Bu yerleşim merkezi, Amasya'da kurulan şehir kültürünün de başlangıcı olmuştur.
 
FRİGLER, LİDYALILAR, KİMMERLER, PERSLER
 
Hitit devleti M..Ö. 1200'lerde batıdan gelen Friglerin akınları sonucunda yıkıldı. Anadolu'da, Amasya'yı da içine alan bir devlet kuran Friglerin hakimiyeti 500 yıl sürdü. Kısa bir süre için Amasya'ya hakim olan Kimmerler'in yerini (M.Ö. 650) Lidyalılar aldı. Lidya'lılar ile Persler arasında yapılan savaştan (M.Ö. 585) sonra, Amasya Perslere bırakıldı.

PERS-PONTUS DEVLETİ
 
Perslerin Amasya'da hakimiyetleri sadece idari yönden kendini göstermiştir. Uzun bir süre Pers satrabı (valisi) tarafından yönetilen Amasya daha sonra I. Mitridat tarafından kurulan Pers-Pontus devleti egemenliğine girmiştir.

Batıdan Anadolu'ya ilerleyen Romalılar, Kapadokyalılar ile Galatlar'ı birleştirip Pers-Pontus krallığı üzerine sürdüler ve Pontusluları zayıf düşürdüler. VI. Mitridat zamanında dengeler değişti ve Romalılar M.Ö. 123'te bütün güçlerini geri çekmek zorunda kaldılar. Tarihte "Mitridat Savaşları" olarak bilinen mücadelelerde Romalılar Anadolu'da en büyük yenilgilerini aldılar. Fakat Mitridat Romalıların bitmek bilmeyen saldırılarına daha fazla dayanamadı ve M.Ö. 70 yılında Roma Generali Lukullus Amasya'yı ele geçirdi. (
Kral Kaya Mezarları >>)
 
ROMA EGEMENLİĞİ
 
Amasya yaklaşık 400 yıl boyunca Roma egemenliğinde kalmıştır. Roma  İmparatorluğunun M.S. 395'te ikiye bölünmesiyle, Amasya'nın yönetimi Doğu Roma'ya geçmiştir. Beş patrikliğe bölünen Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğunun, patriklik merkezlerinden biri de Amasya'dır.

(
Alçak Köprü >>) ( Strabon >>)
Amasya, M.S. 8. yüzyıldan sonra Araplar (Emeviler ve Abbasiler) ile Bizanslılar arasında sürekli olarak el değiştirmiştir. 1071 yılında Alparslan'a yenilen Bizans İmparatoru Diogenes, tahttan indirildiğini Amasya'da öğrendi. Amasya 1075 yılında Danişmend Ahmed Gazi tarafından ele geçirilerek Selçuk idaresine sokulmuştur.

SELÇUKLULAR


Türkler 1071 yılında Malazgirt'te Romalıları yenerek Anadolu'ya girmiştir. Bu tarihten sonra Anadolu'nun içlerine doğru göçler artmıştır. Amasya  Alparslan'ın komutanlarından Melik Ahmet Danişmend Gazi 1075 tarafından Bizans İmparatorluğu'ndan alınmıştır. ( İltekin Gazi Köprüsü >> )
 
Antakya patriği Kont Bohemund'un, Danişmend Emirinin elinde olması nedeniyle, İznik'ten Antakya'ya giden Haçlı orduları Amasya'ya yönelmiştir. Güçlerini Anadolu Selçukluları ile birleştiren Danişmendli beyliği, Haçlıları Merzifon ovasında yenilgiye uğratmışlardır.
 
1143 yılında Selçuk hükümdarı Sultan Mesut, Danişmend emirleri arasındaki mücadelelerden yararlanarak Amasya'yı Danişmendlerden almış ve Anadolu Selçuklularının başkenti yapmıştır.
 
HAÇLILAR AMASYA'DA
 
1199 tarihinde Haçlı orduları Amasya'ya girerek şehirde çok büyük bir tahribata neden olmuştur. Fakat, Melik İsmail Gazi'nin sürekli saldırılarının sonucunda 3 ay sonra şehirden çıkmak zorunda kalmışlardır.
 
BABAİ İSYANLARI
 
1240 tarihinde Baba İlyas, Sultan II. Gıyaseddin'in de dini ve ahlaki kaidelere uygun olmayan bir hayat sürdüğünü söylemiş, fakat Sultan tarafından üzerine gönderilen kuvvetler tarafından Amasya'da öldürülmüştür. Baba İlyas'ın takipçisi olan Baba İshak'ın başlattığı ayaklanma da bastırılarak harekete son verilmiştir.
 
MOĞOL İSTİLASI
 
Batı'ya doğru ilerleyen Moğollar, 1243 tarihinde Selçuklularla Kösedağ'da  savaşmış,  savaşı Selçuklular kaybetmiştir. Moğollar Kayseri'de büyük bir kıyım gerçekleştirmiş, daha sonra Erzincan'ı ele geçirmişlerdir. Moğollarla barış antlaşması Amasya'da imzalanmış, böylece Anadolu'nun egemenliği Moğollara geçmiştir. Moğollar devrinde Anadolu'nun genel idaresi Baycu Noyan'a, Amasya valiliği de Emir Seyfettin Torumtay'a verilmiştir. ( Torumtay Türbesi >>) ( Burmalı Minare Camii >>)
 
İLHANLI HAKİMİYETİ
 
Moğol İmparatorunun 1258'de ölümü üzerine, imparatorluk toprakları üzerinde dört büyük devlet kurulmuştur. Bu devletlerden İlhanlı, Anadolu'yu işgal etmiş, Amasya'daki hakimiyetleri de 1335'e kadar sürmüştür. Bundan sonraki 8 yıl boyunca Amasya çeşitli yerel beyliklerin egemenliği altında kalmıştır.( Bimarhane >>) ( İlhanlı Mumyaları >> )
 
ERETNA DEVLETİ
 
İlhanlı'nın Anadolu Valisi Aladdin Eretna 1341'de bağımsızlığını ilan etmiş ve Eretna Devletini kurmuştur. Bu devletin sınırları içinde yer alan Amasya, daha sonra bir kaç defa el değiştirmiştir. 1360 yılında Amasya valisi olan Şadgeldi Paşa, Eretna'ya olan bağlılığını bozarak Amasya Beyliği'ni kurmuştur. 
 
Şadgeldi Paşa, kuvvetli rakibi Sivas Hükümdarı Kadı Burhaneddin'i ortadan kaldırmak için 1382'de giriştiği Kazova Savaşı'nda ölmüştür. Bu savaştan sonra Kadı Burhaneddin Amasya toprakları üzerinde hak iddia etmeye başlamıştır. Bölgedeki başka beyler de Amasya'ya göz dikince, Amasya Beyliğinin müsteşarı, "Osmanlı Devleti'nin himayesine girmeyi" önerir. Yapılan yazışma sonunda Osmanlı Hükümdarı Sultan Murad bu öneriyi kabul eder. Şehzadesi Yıldırım Bayezid'i Amasya'ya gönderir.
 
VE OSMANLILAR
 
Yıldırım Bayezid, 1386 yılı Ramazan bayramının ilk günü Amasya'ya girer. Böylece Amasya Beyliği, Osmanlı Devleti'nin bir eyaleti, Yıldırım Beyazıt da bu eyaletin ilk valisi olur.

 
OSMANLI DÖNEMİNDE AMASYA

Ölen babasının yerine padişah olan Yıldırım Bayezid, Timur tehlikesine karşılık, oğlu Çelebi Mehmet'i Amasya Valisi yapar. Bayezid 1402'de Timur'un ordularına yenilir. Amasya'nın ileri gelenleri Çelebi Mehmet'i tekrar şehre davet ederler. O da burada hükümdarlığını ilan eder. (Çelebi Mehmet Medresesi)
 
Çelebi Mehmet 1413'te Osmanlı hükümdarı olmuştur. Mehmet, oğlu Şehzade Murat'ı Amasya'ya vali atar. Ankara valisi Yörgüç Paşa da devlet işlerini yürütmek için, Amasya'ya davet edilir. ( Yörgüç Paşa camii >>). Çelebi Mehmet'in çok ağır hastalanması üzerine, Şehzade Murad padişah olur (1421). Yörgüç Paşa'nın Edirne'ye atanması üzerine, II. Murad'ın büyük şehzadesi Çelebi Ahmet Amasya'ya vali olarak atanır (1435) ama valiliği uzun sürmez - 1438'de bu şehirde vefat eder.
 
Çelebi Ahmet'in ölümü üzerine bu kez Amasya'ya Şehzade Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) vali olarak atanır - henüz 7 yaşındadır. İlk öğrenimine burada başlar. Şehzade Mehmet aynı yıl Manisa'ya vali atanır. Yerine de II. Murad'ın en büyük şehzadesi Alaeddin getirilir. Fakat Alaeddin, kendisini çekemeyenler tarafından 18 yaşında boğdurulur. ( Sabuncuoğlu Şerefeddin >>)
 
II. BAYEZİD
 
II. Bayezid 1454 tarihinde Amasya'ya vali atanır. Henüz 7 yaşındadır. II. Bayezid döneminde Amasya tam bir bilim ve sanat merkezi haline gelir: öyle ki şehirde, bir kadın şairin (Mihri Hatun)  yetişmesine olanak tanıyacak bir kültür ortamı vardır. II. Bayezid, Fatih Sultan Mehmet'in ölümü üzerine Osmanlı Devleti'nin 8. padişahı olur. Bayezid'in büyük oğlu Şehzade Ahmet Amasya'ya vali olarak atanır ve 1481 - 1512 yılları arasında bu şehirde valilik yapar. Edebiyata ve ve musıkiye düşkün olduğu için bir çok sanatçı Amasya'da toplanır. ( Mihri Hatun >>) ( Hattat Şeyh Hamdullah >>)
 
ŞEHZADE AHMET, Şah İsmail'in Anadolu'da oluşturduğu tehdidi fark edemez. Şiilerle savaşması gerekirken padişah olmak üzere Amasya'yı terk eder. Ama  bu sırada Yavuz Sultan Selim tahta geçmiştir bile. Şehzade Ahmet de Amasya'ya dönerek bağımsızlığını ilan eder, adına hutbe okutur. 1513 yılında Amasya'dan ayrılır, Yenişehir'de Sultan Selim ile savaşır ve yenilerek öldürülür.
 
YAVUZ SULTAN SELİM Çaldıran zaferinden sonra 1515 yılının kışını Amasya'da geçirir. 1516 yılında da Mısır seferine çıkar. Fakat, ağabeyinin oğlu Murad ve taraftarları bu sırada Amasya ve bölgesinde Celali isyanlarını çıkarırlar. Bölgedeki huzursuzluklar yüzünden Rum eyaletinin merkezi Amasya'dan Sivas'a kaydırılır.
 
Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mustafa 1538'de Amasya'ya vali olmuş ve bu görevi 1553'e kadar yürütmüştür. Bu dönemde kendini hem halka hem de şehrin ileri gelenlerine çok sevdirmiştir. Fakat düzenlenen bir tertip sonucunda Konya'da öldürülmüştür. Bu duruma çok üzülen Amasya halkı ve ileri gelenleri Kanuniye gücenmişlerdir.
 
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN 1554 yılında Amasya'ya gelir ve 6 ay burada kalır. Amasyalılardaki bu üzüntüyü gidermek amacıyla bir yıllık vergiyi affeder, tımarlı sipahileri terhis eder. Bu arada da bir çok diplomatik faaliyetlerde bulunur, çeşitli ülkelerin elçilerini kabul eder. 1555 Haziran'ında şehirden ayrılır.
 
Kanuni'nin büyük oğlu Şehzade Bayezid Amasya'ya vali olarak atanır. Fakat babasıyla ters düşmesi ve kardeşiyle taht mücadelesine girmesi ve bu mücadeleyi kaybetmesi sonucu 1559'da İran'a iltica eder.
 
Bu olaydan sonra Amasya ve civarında bir çok isyan hareketi görülür. Bu hareketler Amasya'da hem maddi hem de manevi bir çok zarara yol açar. Fakat 1919 yılına kadar, bunlardan başka önemli bir olay olmaz.

 
CUMHURİYET DÖNEMİNDE AMASYA
 

Almanya ve Avusturya'nın barış istemesi üzerine Osmanlı Devleti  de 30 Ekim 1918 tarihinde Mondoros Mütarekesini kabul etti. Bunu üzerine itilaf devletleri Anadolu'yu paylaşmak üzere harekete geçtiler. İngilizler, Fransızlar ve İtalyan'lar çeşitli şehirleri işgal etmeye başladılar. Yunanlılar da 15 Mayıs 1919'da İzmir'e girdiler ve Anadolu'nun içlerine doğru ilerlemeye başladılar. Bu ilerlemeye karşı gösterilen silahlı direniş ise merkezi bir yönetimden yoksundu.
 
MUSTAFA KEMAL ANADOLU'DA
 
Mondoros imzalandıktan sonra İstanbul'a gelen Mustafa Kemal Paşa, burada ülkenin durumu hakkında önemli kişilerle görüşmeye başlamıştı. Ama bu kişilerin bir çoğu tutuklanınca, Mustafa Kemal Anadolu'ya geçmenin bir yolunu aramaya başladı. Kuzey Doğu Anadolu'daki karışıklıklarla ilgilenmesi için Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla 16 Mayıs 1919'da Samsun'a doğru hareket etti.  
 
AMASYA'YA VARIŞ
 
Samsun ve Havza'da görüşmeler yaptıktan sonra 12 Haziran 1919'da Amasya'ya gelmiş, daha güvenlikli bulduğu bu şehri bir süre merkez edinmiştir.
 
Mustafa Kemal Amasya'dayken telgrafla ve kuryeler aracılığıyla Anadolu ve Trakya'daki bir çok askeri ve mülki idarecilerle ilişki kurdu. 22 Haziran 1919'da da bir genelge yayımladı. Daha sonra Amasya tamimi olarak anılacak bu metinde şöyle deniliyordu:
 
AMASYA TAMİMİ

"Ülkenin bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir. Merkezi hükümet, İtilaf devletlerinin etkisi ve denetimi altında bulunduğundan, yüklenmiş olduğu sorumlulukların gereğini yerine getirememektedir. Ulusun haklı sesini bütün dünyaya duyurmak için, her türlü etki ve denetimden uzak, ulusal bir kurulun oluşturulması şarttır. Her tarafla yaptığım görüşmelerde aldığım öneriler ve ulusun genel isteği, bugünlerde Anadolu'nun en güvenilir kenti olan Sivas'ta bir an önce ulusal bir kongrenin toplanması doğrultusundadır. Bunun için Osmanlı vilayetlerinin her livasından, parti ayrımı yapılmaksızın, güçlü ve halkın güvenini kazanmış üçer kişi, zaman geçirmeksizin yola çıkarılmalıdır..." ( AMASYA TAMİMİ'nin tam metni >>)
 
Amasya'da geçekleşen bir diğer önemli olay da, İstanbul Hükümet'inin, Temsil Heyeti ile uzlaşma çabalarının bir ürünü olan Amasya Protokolleri'dir. İstanbul Hükümetini temsilen Bahriye nazırı Salih Paşa ile temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay ve Bekir Sami Bey arasında, 20-22 Ekim 1919'da Amasya'da gerçekleşen görüşmelerde üçü açık ve ikisi gizli olmak üzere, toplam beş protokol imzalanmıştır.
 

 

New Page 1

 

AMASYA GAZETESİ

SULUOVA GAZETESİ

 

 

 

 

 

 
 

 TELEFON REHBERİ

 

Hava Durumu

AMASYA

AMASYA

 

 

Çeşitli Linkler

 

RADYODİNLE